3D BASKIDA KUSURSUZ PARÇA ARAYIŞI
ASA Malzemelerde Aseton Buharı ve Yapay Zekâ Destekli Kalite Kontrolü

3D Baskıda Kalite Problemi ve Yüzey İşlemin Rolü
3D baskı (eklemeli üretim) teknolojileri, dijital modellerin katman katman fiziksel nesnelere dönüştürülmesini sağlayarak üretim süreçlerinde önemli bir paradigma değişimi yaratmaktadır. Sağlık, otomotiv, savunma sanayii, mimarlık ve eğitim gibi birçok sektörde tasarım özgürlüğü, hızlı prototipleme ve düşük maliyetli üretim avantajları sunan bu teknoloji, son yıllarda seri üretime yönelik uygulamalarla da dikkat çekmektedir.
Ancak 3D baskının yaygınlaşmasının önündeki temel sınırlamalardan biri, üretilen parçaların yüzey kalitesi ve mekanik özelliklerinde görülen değişkenliktir. Katmanlı üretim doğası gereği yüzey pürüzlülüğü, katmanlar arası bağlanma zayıflıkları ve mekanik performans dalgalanmaları gibi sorunlar ortaya çıkabilmektedir. Bu noktada, üretim sonrası uygulanan yüzey işlem ve son işlem teknikleri, nihai ürün performansını belirleyen kritik aşamalar arasında yer almaktadır.
ASA Malzemesi: Dayanım ve Estetik Arasında Denge
ASA (Akrilonitril Stiren Akrilat) malzemesi, UV dayanımı, çevresel koşullara karşı direnci ve mekanik performansı nedeniyle özellikle dış mekânda kullanılan parçalar için tercih edilmektedir. Otomotiv dış aksamları, inşaat bileşenleri ve ekstrem spor ekipmanları gibi zorlu kullanım alanlarında ASA, ABS’ye kıyasla daha uzun ömürlü bir alternatif sunmaktadır.
Bununla birlikte, ASA malzemeden 3D baskı ile üretilen parçaların hem yüksek yüzey kalitesine hem de yeterli mekanik dayanıklılığa sahip olması gerekmektedir. Bu iki özelliğin aynı anda sağlanması ise üretim parametreleri ve son işlem süreçlerinin doğru şekilde optimize edilmesini zorunlu kılmaktadır.
Aseton Buharı ile Yüzey İyileştirme Yaklaşımı
Samsun Üniversitesi akademisyenlerinin de yer aldığı araştırma ekibi, bu soruna yenilikçi ve bütüncül bir yaklaşım getirmiştir. Çalışmada, FDM (Fused Deposition Modeling) yöntemiyle üretilen ASA numuneler üzerinde aseton buharı uygulamasının yüzey pürüzlülüğü ve sertlik üzerindeki etkileri incelenmiştir.
Araştırmada, üretim sonrası ek bir yüzey işlemi olarak uygulanan aseton buharı işlemi; farklı üretim parametreleriyle birlikte değerlendirilmiştir. İncelenen temel değişkenler şunlardır:
- Katman kalınlığı
- Doluluk oranı
- Aseton buharına maruz kalma süresi

Elde edilen sonuçlar, literatürde yaygın olan “buhar süresi arttıkça yüzey kalitesi artar” varsayımının her zaman geçerli olmadığını göstermiştir. Yüzey pürüzlülüğü ile aseton buharına maruz kalma süresi arasında doğrusal bir ilişki bulunmadığı; en iyi yüzey kalitesinin orta seviyedeki işlem sürelerinde elde edildiği tespit edilmiştir. Aşırı buhar maruziyetinin ise yüzeyde deformasyona ve mekanik özelliklerde bozulmaya yol açabildiği gözlemlenmiştir.
Yapay Zekâ Destekli Hibrit Tahmin Modeli
Çalışmanın en yenilikçi yönlerinden biri, deneysel verilerin yalnızca fiziksel ölçümlerle değerlendirilmemesi; bunun yerine yapay zekâ destekli tahmin modelleriyle analiz edilmesidir. Araştırmacılar, üretim parametreleri ile elde edilen yüzey pürüzlülüğü ve sertlik değerleri arasındaki ilişkiyi modellemek amacıyla makine öğrenmesi (ML) ve derin öğrenme (DL) tabanlı yaklaşımlar geliştirmiştir.
Bu kapsamda oluşturulan hibrit model:
- 1D-CNN (Bir Boyutlu Evrişimli Sinir Ağları) ile özellik çıkarımı
- SVR (Destek Vektör Regresyonu) ile nicel tahminleme
yaklaşımlarının entegrasyonuna dayanmaktadır.
Geliştirilen model sayesinde, ASA parçaların sertlik ve yüzey pürüzlülüğü değerleri aynı anda ve %96’nın üzerinde doğruluk oranıyla (R² = 0.9614) tahmin edilebilmiştir. Bu başarı oranı, modelin hem deneysel verilerle yüksek uyum gösterdiğini hem de endüstriyel uygulamalara aktarılabilir olduğunu ortaya koymaktadır.
Sensörsüz Akıllı Kalite Kontrol ve Endüstriyel Kazanımlar
Araştırmanın dikkat çeken bir diğer sonucu, geliştirilen tahmin modelinin ek sensörlere veya karmaşık ölçüm sistemlerine ihtiyaç duymadan çalışabilmesidir. Yalnızca üretim parametreleri üzerinden kalite tahmini yapılabilmesi, üretim süreçlerinde yeni bir dijital kontrol yaklaşımının önünü açmaktadır.
Bu yaklaşım sayesinde:
- Kalite kontrol süreçleri daha hızlı ve tutarlı hale gelmekte
- Deneme-yanılma ihtiyacı azalmakta
- Üretim maliyetleri düşmekte
- Seri üretimde standartlaşma kolaylaşmaktadır
Özellikle dış mekânda kullanılan ASA parçalar için üretim öncesinde kalite öngörüsü yapılabilmesi, hata oranlarının düşürülmesi ve üretim süresinin kısaltılması açısından önemli bir endüstriyel avantaj sunmaktadır.

Sonuç: 3D Baskıda Yapay Zekâ ile Yeni Bir Standart
Bu çalışma, 3D baskı süreçlerinde yapay zekânın yalnızca destekleyici değil, doğrudan yönlendirici bir kalite kontrol aracı olarak kullanılabileceğini göstermektedir. Hem mekanik performans hem de yüzey kalitesi açısından yüksek doğrulukta tahmin yapılabilmesi, gelecekte üretim süreçlerinde veri temelli karar mekanizmalarının daha yaygın hale geleceğine işaret etmektedir.
Geliştirilen hibrit modelin yaygınlaşmasıyla birlikte, 3D baskı süreçlerinde parçaların kalite özellikleri üretime başlanmadan önce öngörülebilecek; bu da eklemeli üretimde yeni bir standart oluşturacaktır.
Kaynakça
Bolat, Ç., Demircan, F., Gür, İ., Yalçın, B., Şener, R., & Erçetin, A. (2025). Hardness and Surface Roughness of 3D-Printed ASA Components Subjected to Acetone Vapor Treatment and Different Production Variables: A Multi-Estimation Work via Machine Learning and Deep Learning. Polymers, 17(21), 2881.
DOI: https://doi.org/10.3390/polym17212881
Araştırma Türü: Deneysel ve nicel yöntemlere dayalı, yapay zekâ destekli modelleme çalışması
Yayınlandığı Dergi: Polymers (Q1)
Yazarlar: Çağın Bolat, Furkancan Demircan, İlker Gür, Bekir Yalçın, Ramazan Şener, Ali Erçetin