Avrupa - Avrupa Alüminyum Sektöründen “Made in Europe” Çağrısı

AVRUPA ALÜMİNYUM SEKTÖRÜNDEN “MADE İN EUROPE” ÇAĞRISI

European Aluminium, AB’nin Sanayi Hızlandırma Yasası kapsamında şekillenen “Made in Europe” yaklaşımının sınırlı bir ülke grubunu kapsaması gerektiğini savundu. Avrupa’da birincil alüminyum üretim kapasitesindeki kayba dikkat çeken sektör temsilcileri, yeni sanayi politikalarının ithalatı artırmak yerine Avrupa’daki üretim ve yatırımları desteklemesini istiyor.

Avrupa Alüminyum Sektöründen “Made in Europe” Çağrısı

Avrupa alüminyum sektörü, Avrupa Birliği’nin sanayi politikalarında giderek daha fazla öne çıkan “Made in Europe” yaklaşımının kapsamına ilişkin beklentilerini açıkladı.

Sponsorlar

European Aluminium Genel Direktörü Paul Voss tarafından Euractiv’de yayımlanan değerlendirmede, Sanayi Hızlandırma Yasası (Industrial Accelerator Act – IAA) kapsamında uygulanacak Avrupa menşei kriterlerinin AB-27 ülkelerinin yanı sıra Avrupa Ekonomik Alanı, İsviçre ve Birleşik Krallık ile sınırlandırılması gerektiği savunuldu.

Sektör temsilcileri, kapsamın çok geniş tutulması halinde Avrupa’daki üretim kapasitesini güçlendirmeyi amaçlayan düzenlemelerin beklenen etkiyi yaratamayacağı görüşünde.

Avrupa Alüminyum Üretiminde Kapasite Kaybı

Alüminyum; Avrupa’nın yeşil dönüşüm, dijitalleşme ve savunma hedefleri açısından kritik ve stratejik hammaddeler arasında yer alıyor. Temiz teknolojilerin yanı sıra otomotiv ve inşaat gibi önemli sektörlerdeki kullanımının etkisiyle Avrupa’nın alüminyum talebinin 2040 yılına kadar yaklaşık yüzde 30 artması bekleniyor.

Ancak sektörün bu talebi Avrupa’daki üretimle karşılama kapasitesinin zayıfladığı belirtiliyor.

European Aluminium’un verdiği bilgilere göre, 2021 yılından bu yana Avrupa’daki birincil alüminyum üretim kapasitesinin yarısından fazlası atıl hale geldi. 2023 yılı itibarıyla ise Avrupa’nın alüminyum talebinin yüzde 50’den fazlası ithalat yoluyla karşılandı.

Avrupa Komisyonu Ortak Araştırma Merkezi’nin (JRC) analizlerine atıfta bulunan sektör temsilcileri, mevcut koşulların devam etmesi halinde 2050 yılına kadar Avrupa’nın alüminyum kapasitesinin yaklaşık yüzde 42’sinin kaybedilebileceğine dikkat çekiyor.

Bir diğer önemli konu ise alüminyum hurdasının Avrupa dışına çıkışı. Sektör, Avrupa’da yeniden üretime kazandırılabilecek hurdaların bölge dışında değerlendirilmesinin hem döngüsel ekonomi hedefleri hem de hammadde güvenliği açısından sorun oluşturduğunu belirtiyor.

Sektör Ne Talep Ediyor?

European Aluminium, Sanayi Hızlandırma Yasası’nın Avrupa’da oluşacak talebi ithal alüminyumla karşılamak yerine kıtanın sanayi kapasitesinin yeniden güçlendirilmesine katkı sağlaması gerektiğini savunuyor.

Sektörün öne çıkardığı talepler şöyle:

• Kapsam sınırlı tutulmalı: Avrupa menşei kriterlerinin temel olarak AB-27, Avrupa Ekonomik Alanı, İsviçre ve Birleşik Krallık’ta üretilen ürünleri kapsaması öneriliyor.

• Üçüncü ülkeler otomatik olarak dahil edilmemeli: Bir ülkenin AB ile serbest ticaret anlaşmasına veya gümrük birliğine sahip olmasının ya da Dünya Ticaret Örgütü Kamu Alımları Anlaşması kapsamında bulunmasının tek başına sisteme dahil olmak için yeterli görülmemesi gerektiği savunuluyor.

• İstisnalar belirli kriterlere bağlanmalı: Üçüncü ülkelerin sisteme dahil edilmesi halinde karşılıklılık, karbon fiyatlandırması, çevre ve işgücü standartları, tedarik zinciri şeffaflığı ve özen yükümlülüğü gibi kriterlerin dikkate alınması isteniyor.

• Karbon kriterleri netleştirilmeli: European Aluminium, IAA kapsamında kullanılan alüminyum malzemenin karbon yoğunluğunun esas alınmasını ve buna ilişkin metodolojinin AB mevzuatı çerçevesinde açık biçimde tanımlanmasını öneriyor.

“Düşük Karbonlu” Üretim Kadar Üretim Yeri de Tartışılıyor

European Aluminium’un yaklaşımında dikkat çeken noktalardan biri, Avrupa’nın sanayi politikasının yalnızca düşük karbonlu ürün talebi yaratmakla sınırlı kalmaması gerektiği görüşü.

Sektör, Avrupa’da oluşacak talebin aynı zamanda bölgedeki üretim kapasitesinin korunmasına ve yeni yatırımların teşvik edilmesine hizmet etmesini istiyor.

Bu yaklaşımla Avrupa’daki üretimin desteklenmesi, karbonsuzlaşma yatırımlarının hızlandırılması ve stratejik değer zincirlerinin güçlendirilmesi amaçlanıyor.

European Aluminium, benzer standartları karşılamayan üçüncü ülke ürünlerine otomatik olarak eşdeğer muamele tanınmasının Avrupa sanayisini güçlendirme hedefini zayıflatabileceğini savunuyor.

Türkiye Açısından Yakından İzlenmesi Gereken Bir Tartışma

European Aluminium‘un önerileri Türkiye’yi özel olarak hedef almıyor. Bununla birlikte sektörün, AB ile gümrük birliği veya serbest ticaret ilişkisine sahip ülkelerin “Made in Europe” kapsamına otomatik olarak dahil edilmemesini önermesi, tartışmayı Türkiye açısından da önemli hale getiriyor.

Bu görüşlerin gelecekte AB mevzuatına ne ölçüde yansıyacağı henüz belli değil. Ancak karşılıklılık, karbon fiyatlandırması, çevresel standartlar, tedarik zinciri şeffaflığı ve ürünlerin karbon yoğunluğu gibi kriterlerin Avrupa sanayi politikalarında daha fazla önem kazanması, AB pazarına ihracat yapan üreticiler açısından yakından takip edilmesi gereken bir gelişme olarak öne çıkıyor.

Dolayısıyla mevcut tartışma alınmış bir AB kararı olarak değil, Avrupa alüminyum sektörünün Sanayi Hızlandırma Yasası’nın şekillenmesine yönelik politika talebi olarak değerlendirilmeli.

Avrupa’da Sanayi Politikası Yeni Bir Yöne Evriliyor

European Aluminium’un çağrısı, Avrupa’da stratejik sanayi kapasitesinin korunmasına yönelik tartışmaların güçlendiğini gösteriyor.

Enerji yoğun sektörlerde yüksek maliyetler, küresel rekabet ve artan ithalat bağımlılığı, Avrupa’da yalnızca ürünlerin karbon ayak izinin değil, stratejik hammaddelerin nerede üretildiğinin de daha fazla tartışılmasına neden oluyor.

Alüminyum sektörünün “Made in Europe” çağrısının AB’nin nihai düzenlemelerine ne ölçüde yansıyacağı önümüzdeki süreçte netleşecek. Ancak sektörün mesajı açık: Avrupa’nın artması beklenen alüminyum talebinin, kıtadaki üretim kapasitesini yeniden güçlendirecek yatırımlara dönüştürülmesi isteniyor.

Kaynak: European Aluminium / Euractiv, 16 Haziran 2026

Avrupa - 1